Boşanma Sürecinde Çocuklara Nasıl Destek Olunur?

Evlilik bitebilir ama ebeveynlik bitmez — çocuğunuzun duygusal güvenliğini koruma rehberi
Boşanma kararı verdiniz. Kafanızdaki en büyük soru: "Çocuğuma ne olacak?"
Boşanma çocuğu mutlaka olumsuz etkiler demek bilimsel olarak doğru değildir — ama sürecin nasıl yönetildiği, çocuğun ruhsal sağlığını belirleyen en kritik faktördür.
Çocuklar Boşanmayı Nasıl Algılar?
0–3 yaş: Bebek ve küçük çocuklar boşanmanın kavramsal anlamını kavrayamaz ama evdeki duygusal atmosferi derinden hisseder. Rutinlerdeki değişiklikler bebekte huzursuzluk ve uyku sorunları olarak kendini gösterebilir.
3–6 yaş: Bu dönemde çocuklar boşanmayı "kendi suçları" olarak algılama eğilimindedir. "Eğer daha uslu olsaydım babam gitmezdi" düşüncesi son derece yaygındır. Çocuğa tekrar tekrar "bu senin suçun değil" mesajını vermek gerekir.
6–12 yaş: Okul çağı çocukları durumu daha iyi anlar ama "taraf seçme" baskısı hissedebilirler.
12+ yaş: Ergenler boşanmayı entelektüel olarak kavrayabilir ama duygusal etkisi derin olabilir.
Yapmanız Gereken 7 Temel Şey
1. Birlikte ve tutarlı bir şekilde anlatın. "Anne ve baba artık birlikte yaşamayacak. Ama ikimiz de seni çok seviyoruz ve bu hiç değişmeyecek."
2. Suçluluk duygusunu ele alın. Bu mesajı bir kez söylemek yetmez — farklı zamanlarda tekrarlayın.
3. Rutinleri koruyun. Uyku saatleri, yemek düzeni, okul rutini mümkün olduğunca korunmalıdır.
4. Duygularını ifade etmesine izin verin. Filliozat'ın yaklaşımına göre çocuğun üzüntüsünü ve öfkesini bastırmak yerine ifade etmesine alan tanımak gerekir.
5. Çocuğu araya koymayın. "Babana söyle ki..." gibi sorular çocuğu sadakat çatışmasına sokar.
6. Diğer ebeveyni kötülemeyin. Çocuğun yanında eski eşinizi eleştirmek çocuğa zarar verir.
7. Kendi ruh sağlığınıza bakın. Ebeveynin kendi duygusal durumu çocuğa doğrudan yansır.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı?
Zorlanma iki aydan uzun sürüyorsa, belirgin gerileme davranışları gözlemleniyorsa bir çocuk psikoloğuyla görüşmek gerekir. Oyun terapisi, boşanma sürecindeki çocuklar için özellikle etkili bir yöntemdir.
Bu yazıda Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu, Prof. Dr. Bengi Semerci, Dr. Mehmet Teber, Isabelle Filliozat ve Haim G. Ginott'un çalışmalarından yararlanılmıştır.
Bu konuda profesyonel destek almak ister misiniz?
Ücretsiz ön görüşme ile başlayabilirsiniz.
Randevu Al