Çocuklarda Kaygı Bozukluğu Belirtileri ve Tedavisi

Her çocuk korkar — ama kaygı çocuğun hayatını yönetmeye başladığında müdahale gerekir
Beş yaşındaki kızınız her gece canavarların geleceğinden korkuyor. Yedi yaşındaki oğlunuz sınav öncesi midesinin ağrıdığını söylüyor. On yaşındaki çocuğunuz doğum günü partisine gitmek istemiyor çünkü "herkes bana bakacak" diyor.
Kaygı Nedir ve Neden Vardır?
Kaygı, aslında hayatta kalma mekanizmasıdır. Sorun, bu alarm sistemi gerçek bir tehlike olmadığında da sürekli olarak çalıştığında başlar.
Normal Kaygı ile Kaygı Bozukluğu Arasındaki Fark
Prof. Dr. Bengi Semerci, çocuklarda kaygı bozukluklarının görülme sıklığının arttığını ve ailelerin çoğu zaman belirtileri "çekingenlik" olarak yorumladığını belirtir.
Bozukluğu belirleyen üç kriter: Orantısızlık — kaygı, durumun gerçek tehdit düzeyiyle orantısız mı? Süreklilik — kaygı belirli bir duruma özgü ve geçici mi, yoksa yaygın mı? İşlevsellik kaybı — kaygı çocuğun günlük yaşamını engelliyor mu?
Çocuklarda Kaygının 5 Farklı Yüzü
Ayrılık kaygısı: Ebeveyninden ayrıldığında aşırı korku ve panik. Özellikle 3–8 yaş arası yoğundur.
Sosyal kaygı: Başkalarının gözünde kötü görünme korkusu. Ergenlikte belirginleşir.
Performans kaygısı: Sınav ve sunum gibi durumlarda yoğun stres. Prof. Dr. Yankı Yazgan, sınav kaygısının DEHB ile sıklıkla karıştırıldığını belirtir.
Yaygın kaygı bozukluğu: Çocuğun hemen her konuda sürekli endişelenmesi.
Seçici konuşmama (mutizm): Çocuğun belirli ortamlarda konuşamaması. Bu, utangaçlık değil bir kaygı bozukluğudur.
Kaygının Bedendeki İzleri
Çocuklar kaygılarını sıklıkla bedenleriyle ifade eder: karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, kalp çarpıntısı, uyku bozuklukları. Bu belirtiler için defalarca doktora götürülüp "bir şeyi yok" yanıtı alıyorsanız, kaygı bozukluğu değerlendirmesi yaptırmak önemlidir.
Tedavi Yöntemleri
Bilişsel davranışçı terapi (BDT): Çocuğun kaygı yaratan düşüncelerini tanımasını ve daha gerçekçi düşüncelerle değiştirmesini sağlar.
Oyun terapisi: Özellikle küçük çocuklarda (3–8 yaş) etkilidir. Dr. Mehmet Teber'in uzmanlık alanıyla uyumlu biçimde, çocuk oyun aracılığıyla korkularını güvenli ortamda ifade eder.
Kademeli maruz bırakma: Çocuğun korktuğu duruma küçük adımlarla alıştırılması.
Ebeveyn rehberliği: "Korkma, bir şey olmaz" demek yerine "Korktuğunu görüyorum. Birlikte baş edebiliriz" demek çok daha etkilidir.
Sonuç
Kaygı, çocuğunuzun yaşamına hükmetmek zorunda değil. Doğru zamanda fark edildiğinde ve uygun müdahaleyle ele alındığında, kaygılı çocuklar son derece güçlü ve dirençli bireyler haline gelebilir.
Bu konuda profesyonel destek almak ister misiniz?
Ücretsiz ön görüşme ile başlayabilirsiniz.
Randevu Al